17 Haziran 2008
Dinar’ın en eski ve en büyük camisi Ulu Camii, Baba bey Camii ve Çarşı Camii olarak da anılmaktadır. Cami kebir Mahallesinde olup, kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Ancak 1776 yılında Harputlu Baba beyzade tarafından yaptırıldı sanılmaktadır. Taştan minaresi ve şadırvanı vardır. Merkezde olması ve büyük olması nedeniyle diğer camilerle ses cihazı bağlantısı vardır. Vaaz ve dini konuşmalar buradan yapılır. 1953 yılında vakıfça restore edilmiştir. Yan giriş kapısı yanında duvarda iki yazıt olup yazıtın 1340 - 1342 yıllarında yapılıp tamir edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca Bademli Köyü Camii 1317 yazılıp ahşap yapılı caminin dış duvarlarına KÖK BOYASI ile OSMANLI ARMASI işlenmiş, armanın köşesinde “Dinar kazasında Bademli Karyesinde İbrahim Bin Hasan 6 Eylül 1333″ yazısı dikkat çekmektedir. Kök boyalar bugüne kadar bozulmamış, camii içinde duvarlar çeşitli resim ve motiflerle süslenmiş ayet ve hadisler yazılmıştır.
Etiketler: Dinar tarihi Camiler
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
Kral Midas, zengin ve varlık içinde geçen yaşayışını süslemek için şarap tanrısı Baküs (Dionizos) şenliklerini yurduna sokarak Baküs’ü sevindirmiş ve ilahda onun kendisinden dilekte bulunmasını istemiş. Midas’da: “Her dokunduğum altın olsun” diye dilekte bulunmuş, Baküs’de bunu onaylamış. Midas neye dokunsa altın olmuş, sarayında altından başka birşey kalmamış, kral sevinç içinde herşeyi altın yaparken küçük kızı bahçeden getirdiği gülleri babasına vermiş ve babası bu gülleri koklamak için eline aldığında acı hakikatı anlamış, çünkü güllerde altın olmuş. Kral şaşırmış, yemek zamanı yemek yerken her eline aldığı lokma altın oluyormuş, yemek dahi yiyemeyen Kral aç kalma korkusuyla doğruca tapınağa gitmiş, tanrılara yalvarmış, sonra kahinler “Pakol (Gediz) ırmağında yıkanarak bu işten kurtul” demişler ve kral bu ırmakta yıkanarak kurtulmuş.
Etiketler: Altun Midas Efsanesi
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
Kral 3. Midas, Gelene’de yerleştikten bir süre sonra şehirde büyük bir deprem ldu. Depremde yarıklar açılarak sular fışkırmaya başlamış, kale önünde açık şehir olan Gelene’yi sular kaplamış, evler sular içine gömülmüştü, bu felaket üzerine 3. Midas tanrılara danışmak için Bbabailah tapınağına gitmiş, kahinler “Kral en kıymetli şeyini yarığa atarsa sular çekilir” demiş. Çok zengin olan Kral Midas hazinesindeki elmas ve altınlarını atmış ama sular çekilmemiş. Bu töreni atı üzerinde yöneten oğlu Anhoros kızarak atını yarığa doğru sürünce sular çekilmeye başlamış. Böylece kral en değerli varlığının oğlu Prens Anhoros olduğunu anlamıştır. Kral sular çekildikten sonra yarık üzerine Baba (Zevs Jupiter) ilah tanrısı için altından bir mihrap yaptırmış ve şehri onartmıştır.
Etiketler: ANHOROS EFSANESİ
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
Apemeia krallarından birinin kızına Homa kralının oğlu talip olarak istiyor ve nişanlanıyorlar. Düğün yapılması için Apemeia kralı bir şart koşuyor. Kızının güneş altında gelin gitmemesi gölge altında gitmemesidir. Kral bunu kabul ediyor ve Apemeia - Homa arasındaki yolun her iki tarafına da asma diktirip kılavet yaptırıyor. Böylece gelini gölge altında götürüyor. Hakikaten halen bu yolun geçtiği muhtelif yerler belirli olup: Örneğin Yapağlı köyü ilerisinde üzüm asmalarına sık sık rastlanmaktadır. Ama tabiki yıllar sonra çoğunluğu yozlaşıp yok olmuştur.
Etiketler: Asmalı Yol Efsanesi
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
Gelenie kralı Serkofos’un Ankasi’den doğma oğlu Meandır, bütün Frikya’yı egemenliği altına almak için genel başkent Pessinüs şehrine savaş açtı; Savaş sırasında tanrılar anası Kybele (Gübele)’ye yalvarır: “Savaşı kazanırsam beni bunun için kutsayacak ilk kimseyi kurban edeceğim” diyerek adakta bulunur. Pessunüs şehrini alarak Geleine’ye geri döndüğünde, kendisini karşılama töreninde ilk olarak oğlu Arhelaos ile kızı ve annesi kutlamaya koşar. Kaderin acı cilvesi ile ne yapacağını şaşıran Meandır sonunda delirerek şehrin altında akmakta olan Anabenon ırmağına kendini atarak öldürür. Bu olaydan sonra ırmağın adına Meandros (Menderes) adı verilir. Geleine halkı ve sonra onun yanınbaşında kurulan Apameia halkı nehir ve su tanrısı olarak kutlar, adına kült ve tapınaklar kurarlar. Meandros (Menderes) tanrısı havuz başlarında kolunun altında devrilmiş bir testiden su akan, uzanmış yaşlı bir ihtiyar biçiminde yapılan heykelleri, bütün Menderes nehri boylarındaki şehirlerde su ve nehir tanrısı olarak kutlanmıştır.
Etiketler: Geleine Efsanesi
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
Apemeia krallarından biri giriştiği bahis üzerine o zamanın baş rahibi ve kahinlerinden birisini görevlendiriyor ve halledememesi halinde gözlerinin oyulacağını bildiriyor. Bahis konusu olan ılıca suyunun menba Çapalı (Avlokrene) gölünden gelmesidir. Rahip suyun kaynağının Sandıklı kaplıcalarının bulunduğu yer olarak söyleyince kral rahibin gözlerini oyduruyor. Bir zaman kral çok pişman oluyor, vicdan azabı çekmeye başlıyor. Rahipten af dileyerek kendisine ne gibi bir fedakarlık yapabileceğini soruyor. Rahip gözlerinin oyulmasına sebep olan, bir gözyaşı gibi ılık akan bu kaynağa iki kemer yaptır ve benim gözlerim bu pınarda ebediyen yaşasın diyerek istekte bulunuyor ve kral hemen kemerleri yaptırıyor. Kesin tarih hakkında bilgi bulunamayan ılıca kemerleri halen tarihini korumaktadır.
Etiketler: Ilıca Efsanesi
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
M.Ö. kurulan Gelene (Kalainai) adıyla kurulan ilçemizin yerindeki şehirde kral Midas yaşardı. Marsiyas ismindeki bir genç pınarın (Suçıkan) etrafında dolaşırken bir flüt bulmuştu. Ezelden de böyle bir flütünün olmasını isteyen Marsiyas böyle bir flüte kavuşmanın sevincini yaşayarak gece gündüz hiç durmadan çalıştı, sonunda çalmayı öğrendi.
Aslında bu flüt tanrıça Athena’ya aitti. Athena flüt çalarken yüzünün çirkinleştiğini suyun aksinden görünce flütü fırlatıp atmıştı. Marsiyas flütü çalmaya başladımı dinleyenler nağmelerinden sarhoş oluyor ve nağmeleri tüm çevreye dağılıp yayılmaya başlıyordu. Marsiyas sık sık konserler vermekteyken şöhreti kısa sürede Frikya’ya yayılmıştı. Herkes onu dinlemeye akın ediyordu. Derken şöhreti tanrı Apollon’un kulağına geldi. Apollon lir çalmakta usta idi, kimse onunla yarışmaya cesaret bile edemezdi. Apollonkıskançlık duygusu ile Marsiyas’ı halkın önünde yarışa davet etti. Yenen yenilene istediği cezayı kesecekti. Yarışma yeşil çayırlarla süslüTMOLOS (Bozdağ) dağı eteklerinde yapılacaktı. Üç kişilik jüri heyetine kral Midas başkanlık edecekti. Apollon liriyle tanrısal havalar çalıyor sanat ve su perileri olan Müz’ler ona koro halinde eşlik ediyordu. Marsiyas flüt çalmaya başlayınca ondan aşağı kalmamıştı. Jüri heyeti bir türlü karara varamamış ve yarışma bu yüzden uzamıştı.
Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: MİDASIN KULAKLARI
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
Bülüçalan, Afyonkarahisar ilinin Dinar ilçesine bağlı bir köydür.
Tarihi:Bülüçalan bugünkü yerine TCDD’nin demir yolu için gölün önünü açmasından sonra yaklaşık 1930′larda yerleşmişir. Köyün eski adı olan Arabışıh rivayete göre geçmişte köyde yaşayan bir şıh ve onun arap hizmetkarından kalmadır. Yeni ismi olan Bülüçalan köyün şu anki yerine yerleşmeden önce yayladaki arazisine verilen addır. Dağların üstündeki küçük bir düzlük olan bu arazi bülüç(piliç) alanı demektir. Köy halkı çoğunlukla horzum yörüğüdür. Turan ve Özkan ailesi köyün en eski ve büyük ailelerindendir. Köy Halkının Büyük Bölümü TURAN ailesindendir.
Kültür :Köy halkı geleneklerine bağlı bir şekilde yaşamaktadır. globalleşen dünyaya karşı kendi iç dinamiklerini korumayı başarmış eski ile yeninin ahenk içinde olmasını başrabilmiş eşine ender rastlanır bir geleneksel-modern yapı içrisindedir. Gelenekleri arasında folklör önemli yer tutar köyün profosyonel anlamda bir folklör ekibi bulunmaktadır ve önemli organizasyonlarda çevrenin vargeçilmezi durumuna gelmiştir… yemekleri hakkında bilgi yoktur.
Coğrafya :Afyonkarahisar iline 113 km, Dinar ilçesine 3 km uzaklıktadır.
İklim :Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.
Nüfus:Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 337
1997 332
Ekonomi :Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Muhtarlık
Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
2004 - Mustafa Erturan
1999 - A.Kadir Çakı
1994 - Halil Turan
1989 - A.Ali Turan
1984 - A.Ali Turan
Altyapı bilgileri :Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »
17 Haziran 2008
Dinar yolu gele gide asinir
Hediyeler cevre cevre tasinir
Benim yarim kara kara dusunur
Yazmaz olsun kara yazi yazanlar
Yar bulamasin aramizi bozanlar.
Mucerenin anahtari gumusten
Vallahi de haberim yok bu isten
Benim yarim simdi gelir cumbusten
Yazmaz olsun kara yazi yazanlar
Yar bulamasin aramizi bozanlar.
Etiketler: DİNAR YOLU
Kategori Kategorilenmemiş | Yorum Yok »